Attack on Titan'ın İkinci Sezonu Başladı

, , 3 Yorum
Sevilen anime tam dört yıllık bir aradan sonra kaldığı yerden devam ediyor. Hem biraz hafızalarımızı tazeleyelim hem de ikinci sezondan bahsedelim istedim...

kurgu dünyası

Çooook uzun bir süre geçti üzerinden. İzlerken heyecanına doyamadığım, bittiğinde bir hayli dertlendiğim 'Attack on Titan' nihayet yeni sezon bölümleriyle yayınlanmaya başlandı. İyi haberden hemen sonra kötü haber vermek gibi olmasın ama; hayranlarını oldukça üzecek bir bilgi de öğrenilmiş oldu: ikinci sezon sadece 12 bölümden ibaret. Zaten şu an ilk iki bölüm yayınlanmış durumda. Kaldı geriye 10 bölüm. Umalım da bu defa bu kadar uzun bir ara vermesinler. ( 3.sezonunun da olmasını bir tek ben istemiyorumdur herhalde? )

Ne diyordum... o kadar uzun bir ara verdiler ki, 2009'da Hajime Isayama tarafından yaratılan animemiz biliyorsunuz ki ( ya da şimdi şipşak hatırlamış oldunuz ) 2013 yılında yayınlanmıştı 25 bölüm olarak. Animenin ününü seri bittikten sonra duyan ben ( ve benim gibi birçok anime sever ) tabi ki tüm sezonu bir çırpıda sular seller gibi ezberleyip bitirdim. Halbuki; çok sevgili dizimizin Kyojinlerini ( devleri ) örnek almış olsaydık, insanlara ağır ağır saldırıp tadını çıkara çıkara midelerine indirmeleri gibi biz de bölümleri gayet ağırkanlı ve keyifli bir şekilde izleyebilirdik. Onun yerine bir iki günde bitti ve şimdi buradayız, tam dört yıllık bir süre zarfından sonra...

2017'nin Nisan ayında Cumartesi günleri izleyicileri ile buluşmaya başlayan 'Attack on Titan'ın ikinci sezonunun ilk bölümünü seyrederken itiraf etmeliyim ki, birçok şeyi unutmuş olduğumu fark ettim. Eren, Mikasa ve Armin üçlüsünü hatırlıyorum elbette ama karakterlerin bana anımsattığı duygulanımların yerini bilgisayar ekranına ruhsuz ruhsuz bakan gözlerim almıştı. Animenin ilk açılış müziği olan Guren no Yumiya ( Crimson Bow and Arrow ) ile birlikte oturduğum koltukta ya da sandalyede yerimde duramayışım, o muhteşem sahneler peşi sıra geçip giderken müziğin tınısıyla ve yeni bölümün merakıyla kapıldığım heyecan... hepsi uçup gitmişti sanki. Bunda yapım şirketinin animelerin devam serilerini çekmektense yepyeni animeler ve hikayelere ağırlık vererek 'Attack on Titan' gibi dünyaca ünlenmiş bir yapımı geri plana atmasının büyük payı var elbette. Hepimiz unuttuk o günkü hevesimizi ve de olay örgüsünü. Arada bir mangasını, vikisini açıp açıp hasret gidermeye çalışan kişiler biliyorum. Velhasıl zor yıllardı okuyucular...

kurgu dünyası
Neyse ki; sizlere de tavsiye edeceğim üzere ikinci sezonda hiçbir anlam ve heyecan bulamayan ben, hemen ilk sezonun tamamını yine bir solukta izledim, hafızamı tazeledim. İkinci sezonun açılış temasını da hiç beğenmediğimi eklemek ve ilk opening'in sözlerini hemen şuracığa iliştirmek isterim;

"Seind ihr das Essen?  ( Sizler av mısınız? )
 Nein, wir sind der Jäger." ( Hayır, bizler avcıyız )

Eren, Mikasa ve Armin ikinci sezona sakin ve tam da o dehşet'ül vahşet final sahnesinin harabeleri arasında başladılar....

( Spoiler başlıyor, henüz ikinci sezonu izlemediyseniz, önce izlemenizi öneririm )

O devasa, kıllı ve akıllı Beast Titan'ın ( canavar dev ) yeni baş düşman olacağı şimdiden belli. Devlerin çizimleri, yüz ifadeleri, davranışları o kadar çığ açıcı boyutlarda ki; hafızamı eski bölümlerle tazeledikten sonra bile beni hala şaşırtabiliyorlar. 26. bölüm yani yeni sezonun ilk bölümündeki devlerin Sur Rose'un topraklarında sakin sakin ilerlerken birden bire adeta cin çarpmışçasına tipten tipe girerek depara kalkmaları gözümün önünden uzun bir süre gitmedi. Gösterdikleri ani devinim; animedeki insanlarla empati kurmaya çalışan bir izleyici için hem sinir bozucu hem de yıpratıcı bir durumdu. Küskün bir tavır takınarak boyun büken devden, ağacın ardında uslu uslu avına kavuşacağı anı bekleyen deve kadar her türlü açıklanamaz davranış bozukluğuna şahit olduktan sonra, fark ettik ki Beast Titan bir önceki titan shifterlar yani deve dönüşebilenler kadar insanoğluna dair güncel bilgilere hakim değil. İnsanların devlerle mücadelede kullandığı 3D manevra donanımı hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordu. 27. bölüm aslında başka bir gerçeği daha açığa çıkarmış oldu böylece serinin mangasını henüz okumayanlar için; Beast Titan uzun zamandır insanlarla iletişim halinde değil. Sur Maria, Sur Rose ya da Sur Sina'nın ardında yaşayan halktan biri değil, dışarıdan gelen biri... 

kurgu dünyası
Keşif birliği artık insanlığı titan shifterlar konusunda uyarabilmişken şimdi sadece surları içindeki titanları keşfetmek yetmeyecektir. Duvarların ötesinde de başkaları var... İnsanların, yavaş yavaş da olsa devlerin saklı gizli bilgilerini öğrenmeye başlayacağı ve unutulmuş tarihlerinin esrarının çözüleceği bir sezon bizleri bekliyor sanırım. Geriye sadece 10 bölümlük bir seyir kaldığını hesaba katacak olursak, bu Cumartesi günü heyecanlı ve bir o kadar da doyurucu bir 3. bölüm'e hazır olun derim...

Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın 😉

3 yorum:

  1. hımm izlemediiim, metal simyacı izleyip sevmiştim en son anime sanırımsam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem mi onu da bilirim. Konusu da müzikleri de çok güzeldir o animenin. Şöyle de bir sürekli dinlediklerim arasında olan bir müziği var, belki bilirsin Youtube Linki

      Bu Attack on Titan da çok güzeldir. Kurgusu, görselleri, çizimleri ve özellikle açılış müziği ile. Tavsiye ederim. Boş zamanda izlenmelik tam :)

      Sil

Birkaç Önemli Not:

1-Yorumlarınız benim için çok değerli. Bloğuma destek olmak adına olumlu-olumsuz yorum bırabilirsiniz ve de bloğumu takibe alabilirsiniz.
2- Profil üyeliğiniz olmasa bile Adı/Url sekmesini seçip kendi belirlediğiniz Url ya da isimle ve son olarak da Anonim profil seçeneği ile yorum yapabilirsiniz.
3- Öneri, görüş ve düşünceleriniz için "Feri Peri'ye Mektup" sayfası aracılığı ile mesaj gönderebilirsiniz...
4- Yorumunuza gelecek cevabı takip edebilmek için "beni bilgilendir" kutucuğunu işaretleyebilirsiniz.

İyi Okumalar Dilerim...

Yorumunu Smiley ile Renklendir